Kadıköy / İstanbul

Uzm. Klinik Psikolog Büşra Kordağ

Merhaba! Zihinsel ve duygusal dünyanızı keşfetmenize, içsel dengeyi yakalamanıza ve hayatınızda olumlu değişimler yaratmanıza yardımcı olmak için buradayım. Hayatın karmaşık yollarında bazen kendimizi kaybolmuş, stres altında veya çaresiz hissedebiliriz. Ancak unutmayın ki, her zorluğun içinde bir fırsat ve her sorunun çözümüne giden bir yol vardır. Ben, bu yolculukta size rehberlik ederek, içsel gücünüzü ortaya çıkarmanıza ve potansiyelinizi tam anlamıyla kullanmanıza destek olmak için buradayım.

Yetişkin Danışmanlık

Olgun bireylerin hayat zorluklarıyla başa çıkmalarına yardımcı olan rehberlik hizmeti sunar.

Bireysel Danışmanlık

Bireylerin kişisel konulardaki sorunlarını ele alarak özel destek ve yönlendirme sağlar.

Online Danışmanlık

Dijital platformlar aracılığıyla uzaktan verilen danışmanlık hizmeti, insanlara esnek ve erişilebilir destek imkanı sunar.

Randevu Alın

Klinik Psikolog Büşra Kordağ, 2013 yılında Yakın Doğu Üniversitesi İngilizce Psikoloji bölümünden yüksek onur derecesi ile mezun olmuştur. Ardından Klinik Psikoloji yüksek lisansını tamamlamıştır. Klinik yetişkin çalışmalarını Bakırköy Prof.Dr Mazhar Osman Ruh Sağlığı ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nde tamamlamıştır. Uzun yıllar özel bir hastanede Klinik Psikolog olarak görev almış olup, çeşitli kurumlara eğitimler düzenlemiş ve Koruyucu Ruh Sağlığı Danışmanlığı yapmıştır. 2019 yılından bu yana kurucusu olduğu Tera Psikoloji Danışmanlık Merkezinde hizmet vermektedir.

Büşra Kordağ - DoktorTakvimi.com

Yardıma İhtiyacınız Var Mı?

Tüm psikolojik destek ve danışmanlık ihtiyaçlarınız için size bir telefon kadar yakınım. İletişim kanallarımı kullanarak bana ulaşabilir ve hızlı bir şekilde randevu alabilirsiniz. Kadıköy’de yer alan kliniğimde hizmet vermekteyim.

Danışan Yorumları

Kendisine bir tanıdık referansı ile ulaştım. Sorunlarımın çözülebileceğine dair inancımı yitirdiğim bir noktadayken yollarımız kesişti. İyi ki de hocamdan destek almışım. Artık hayat karşısında kontrol bende diyebiliyorum.

A. Y. Danışan

Rahatlıkla konuşabileceğiniz, saygın ve durumlara objektif yaklaşan bir uzman. Bilgili ve işini çok severek yapıyor. Bu da terapi seanslarının çok verimli geçmesini sağlıyor.

Ö. B. Danışan

Oğlumun yeme problemi nedeniyle hocama başvurduk. Esas problemin anne olarak benden kaynaklandığını fark etmemi sağladığından beri her şey çok yolunda ilerliyor. Çok teşekkürler.

Ç. E. Danışan

Terapinin hiçbir şekilde işe yarayacağını düşünmüyordum. Kendisiyle tanıştıktan sonra bütün bakış açım değişti. Olduğum haliyle kendimi nasıl kabul edebileceğimi bana öğretti. Çok ilgili ve bilgili bir uzman. Her zaman yanınızda olduğunu ve güvende hissetmenizi sağlıyor. Hayatıma dokunduğu için teşekkür ederim.

G. Y. Danışan

Çocukluk travmalarımın izlerinden kurtulmamı sağladığı için kendisine ne kadar teşekkür etsem az. Bu travmalara rağmen hayata nasıl devam edebileceğini onun sayesinde öğrendim.

A. S. Danışan

Eşimle yaşadığımız cinsel problemler evliliğimizi olumsuz etkilediği için destek aldık. Sorunun çözülebilir olduğu inancını bize en başından beri hissettirdi ve şu anda hiçbir sorunumuz kalmadı. Güven veren ve işine hakim bir Uzman Psikolog.

E. T. Danışan

Kendisine bir arkadaşımın tavsiyesi üzerine gittim. Mutsuz ve sosyal anlamda kendimi çok yalnız hissediyordum. Bu düşüncelerle ve duygularla nasıl başa çıkabileceğini bana öğretti ve seans dışında da ödevler vererek sürecin verimli geçmesini sağladı.

S. D. Danışan
    kadıköy psikolog

    Merak Edilen Sorular

    Psikoterapi Nedir? Ne Değildir? / Gizlilik

    Psikoterapi, Yunanca psukhe (ruh ve zihin) ve therapia (iyileştirme) sözcüklerinden oluşur. Bu sebeple psikoterapi ‘’ruh iyileştirmesi’’ demektir.

    Avrupa Psikoterapi Derneği’nin tanımına göre, ‘’ Psikoterapi uygulaması davranış bozuklukları ve rahatsızlık durumlarının bilimsel metotlar ile var olan semptomların hafifletilmesi ya da ortadan kaldırılması, bozuk davranış şekilleri ve tutumlarının değiştirilmesini amaçlayan, geniş kapsamlı, maksatlı ve planlı terapötik müdahalesidir.’’

    Psikoterapi hizmetinin bağlayıcı yükümlülükleri vardır. Terapist çalışmaya başlamadan önce terapötik çerçeve, sınırlar ve gizlilik ile ilgili konularda kişiyi bilgilendirir.

    Terapist, çalışması devam ettiği sürece ve sonlandığında kişilerden edindiği bilgileri gizli tutmakla yükümlüdür. Her tür bilgi, belge, değerlendirme ve yazılı metinler psikolog/terapist tarafından koruma altında tutulur.

    Psikoterapi tek seansta çözüme kavuşturulacak bir çalışma değildir. İçgörü kazanmak için çabaladığınız ve kendiniz için sorumluluk aldığınız bir süreçtir.

    Psikoterapi, terapistinizin sizin adınıza kararlar vermesi, her zaman öneri ve öğütlerde bulunması süreci değildir. Özellikle yaşamı boyunca bağımsız kararlar alma konusunda problem yaşayan kişilere tavsiyelerde bulunmak terapötik olarak sorunun tekrar etmesine ve gerilemelere neden olur. Bu bağlamda kişi kazanılan içgörü ile bağımsız kararlar verebilmeli ve kararlarının sorumluluğunu üstlenebilmelidir.

    Psikoterapi, arkadaş görüşmesi gibi bir dertleşme ortamı değildir. Sistemli bir süreçtir. Hedefler ve beklentiler tedavi planı içerisine yerleştirilerek formüle edilir.

    Psikoterapi süresince seans dışında ilişki kurulmaz ve aynı sosyal ortamlarda bulunulmaz. Bu tür eylemler kendini gösterdiğinde görüşme içerisinde anlamlandırılmaya çalışılır.

    Psikoterapi Ne Zaman Başvurmalı?

    Psikoterapi süreci, bireyin yaşadığı problemlerin doğasına, süresine ve yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bazı insanlar terapiye belirli bir sorunu netleştirmek veya anlık bir içgörü kazanmak için gelirken, bazıları daha derin duygusal süreçleri ele almak için uzun vadeli bir desteğe ihtiyaç duyar. Peki, tek bir terapi seansı yeterli olabilir mi?

    KISA SÜRELİ PSİKOTERAPİLER

    Bazı danışanlar, psikoterapiye belirli bir konuda rehberlik almak amacıyla başvururlar. Bu tür durumlar için yaklaşık 10,12 seanslık kısa süreli psikoterapiler devreye girer.

    • Ani Bir Karar Sürecinde Destek: Kısa vadede önemli bir karar vermek isteyen bireyler için farkındalık kazandırıcı olabilir.
    • Durumsal Krizler ve Stres Yönetimi: İş, ilişkiler veya akademik konulardaki ani stres kaynaklarına yönelik çözümler için etkili olabilir.
    • Psikoeğitim Amaçlı Görüşmeler: Birey, yaşadığı psikolojik süreci anlamak ve başa çıkma stratejileri geliştirmek için psikoterapiste danışabilir.
    Daha Fazla Seans Gerektiren Durumlar

    Psikoterapi, genellikle bireyin zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçlerini derinlemesine ele aldığı için uzun vadeli bir süreç gerektirir. Aşağıdaki durumlarda tek seans yeterli olmayabilir:

    • Depresyon, Anksiyete veya Travma Geçmişi: Uzun süreli psikolojik rahatsızlıklar, genellikle düzenli terapi seansları gerektirir.
    • Kişilik Yapısıyla İlgili Çalışmalar: Bireyin kendini tanıması, düşünce kalıplarını fark etmesi ve değiştirmesi zaman alır.
    • İlişki ve Bağlanma Problemleri: Süreç, derinlemesine çalışmayı gerektirir.
    • Kronik Stres ve Özgüven Problemleri: Tek bir seansta çözülmesi zor olan bu konular, düzenli terapi ile daha sağlıklı bir şekilde ele alınabilir.

    Tek bir terapi seansı diye bir şey yoktur. Ancak bireylerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına kısa süreli psikoterapiler mümkündür. Bireyin yaşadığı problem hakkında farkındalık kazanmasını ve bazı kısa vadeli çözümler üretmesini sağlayabilir. Ancak daha derin duygusal ve zihinsel süreçlerin ele alınabilmesi için genellikle uzun süreli seanslar gereklidir. Psikoterapiye başvuran kişilerin ihtiyacına uygun bir terapi süreci planlamak, en sağlıklı sonucu almasını sağlayacaktır.

    Psikoterapide Tek Seans Yeterli Olur Mu?

    Psikoterapi süreci, bireyin yaşadığı problemlerin doğasına, süresine ve yoğunluğuna bağlı olarak değişkenlik gösterir. Bazı insanlar terapiye belirli bir sorunu netleştirmek veya anlık bir içgörü kazanmak için gelirken, bazıları daha derin duygusal süreçleri ele almak için uzun vadeli bir desteğe ihtiyaç duyar. Peki, tek bir terapi seansı yeterli olabilir mi?

    KISA SÜRELİ PSİKOTERAPİLER

    Bazı danışanlar, psikoterapiye belirli bir konuda rehberlik almak amacıyla başvururlar. Bu tür durumlar için yaklaşık 10,12 seanslık kısa süreli psikoterapiler devreye girer.

    • Ani Bir Karar Sürecinde Destek: Kısa vadede önemli bir karar vermek isteyen bireyler için farkındalık kazandırıcı olabilir.

    • Durumsal Krizler ve Stres Yönetimi: İş, ilişkiler veya akademik konulardaki ani stres kaynaklarına yönelik çözümler için etkili olabilir.

    • Psikoeğitim Amaçlı Görüşmeler: Birey, yaşadığı psikolojik süreci anlamak ve başa çıkma stratejileri geliştirmek için psikoterapiste danışabilir.

    Daha Fazla Seans Gerektiren Durumlar

    Psikoterapi, genellikle bireyin zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçlerini derinlemesine ele aldığı için uzun vadeli bir süreç gerektirir. Aşağıdaki durumlarda tek seans yeterli olmayabilir:

    • Depresyon, Anksiyete veya Travma Geçmişi: Uzun süreli psikolojik rahatsızlıklar, genellikle düzenli terapi seansları gerektirir.

    • Kişilik Yapısıyla İlgili Çalışmalar: Bireyin kendini tanıması, düşünce kalıplarını fark etmesi ve değiştirmesi zaman alır.

    • İlişki ve Bağlanma Problemleri: Süreç, derinlemesine çalışmayı gerektirir.

    • Kronik Stres ve Özgüven Problemleri: Tek bir seansta çözülmesi zor olan bu konular, düzenli terapi ile daha sağlıklı bir şekilde ele alınabilir.

    Tek bir terapi seansı diye bir şey yoktur. Ancak bireylerin ihtiyaçlarını karşılayabilmek adına kısa süreli psikoterapiler mümkündür. Bireyin yaşadığı problem hakkında farkındalık kazanmasını ve bazı kısa vadeli çözümler üretmesini sağlayabilir. Ancak daha derin duygusal ve zihinsel süreçlerin ele alınabilmesi için genellikle uzun süreli seanslar gereklidir. Psikoterapiye başvuran kişilerin ihtiyacına uygun bir terapi süreci planlamak, en sağlıklı sonucu almasını sağlayacaktır.

    Klinik Psikolog ve Psikolog Arasındaki Farklar

    Psikoloji alanı, bireylerin zihinsel, duygusal ve davranışsal süreçlerini anlamaya yönelik geniş bir disiplindir. Ancak bu alanda çalışan profesyonellerin unvanları ve yetkinlikleri farklılık gösterebilir. “Psikolog” ve “Klinik Psikolog” terimleri sıklıkla birbirine karıştırılsa da, aralarındaki farklar eğitim süreçleri, çalışma alanları ve yetkinlikler bakımından belirgindir.

    Psikolog Kimdir?

    Psikolog, üniversitelerin dört yıllık Psikoloji bölümünden mezun olmuş bireylerdir. Psikologlar, insan davranışlarını ve zihinsel süreçleri anlamaya yönelik teorik bilgiye sahiptirler. Ancak, psikolog unvanına sahip bir kişi, tek başına psikoterapi yapma yetkisine sahip değildir. Daha çok gözlem, test uygulamaları, veri analizi, insan kaynakları ve eğitim gibi alanlarda çalışabilirler.

    Klinik Psikolog Kimdir?

    Klinik psikolog, psikoloji lisans eğitiminin ardından klinik psikoloji alanında yüksek lisans veya doktora yaparak, bireylerin psikopatolojilerini değerlendirme ve psikoterapi uygulama yetkinliği kazanan profesyoneldir. Klinik psikologlar, danışanların ruhsal sağlık sorunlarını değerlendirmek, teşhis etmek ve tedavi süreçlerini yürütmek konusunda uzmanlaşmıştır.

    Klinik psikologlar hastanelerde, psikiyatri kliniklerinde, özel terapi merkezlerinde veya kendi danışmanlık merkezlerinde çalışabilirler. Ayrıca, psikiyatrlarla iş birliği içinde psikofarmakolojik tedavi süreçlerine katkı sunabilirler.

    Psikolog ve Klinik Psikolog Arasındaki Temel Farklar

    Kriter

    Psikolog

    Klinik Psikolog

    Eğitim

    4 yıllık psikoloji lisans eğitimi

    Psikoloji lisansı + Klinik Psikoloji yüksek lisansı/doktora

    Terapi Uygulama Yetkisi

    Terapist olarak çalışamaz, danışmanlık verebilir

    Klinik psikolog olarak psikoterapi yapabilir

    Çalışma Alanları

    Eğitim, insan kaynakları, araştırma

    Hastaneler, özel klinikler, psikiyatri servisleri

    Teşhis Yetkisi

    Teşhis koyamaz, değerlendirme yapabilir

    Ruh sağlığı bozukluklarını teşhis edebilir

    Kullanabileceği Teknikler

    Gözlem, test uygulamaları, eğitim programları

    Psikoterapi, klinik değerlendirme, kriz müdahalesi

    Psikolog ve klinik psikolog arasındaki temel fark, klinik psikoloğun terapi uygulama ve psikolojik rahatsızlıkları teşhis etme yetkisine sahip olmasıdır. Psikologlar daha çok gözlem, değerlendirme ve akademik alanlarda çalışırken, klinik psikologlar terapi süreçlerine doğrudan müdahale edebilirler. Bu nedenle, terapi desteği almak isteyen bireylerin başvurdukları uzmanın yetkinliklerini dikkate alarak karar vermeleri önemlidir.

    Depresyonun Öncü Belirtileri Nelerdir? 

    • Kişi genellikle yalnız kalmak ister, kalabalık olmayan ortamları tercih eder.
    • Çoğunlukla yorgun olduğunu hisseder.
    • Bedensel ağrılardan yakınabilir. (Baş, sırt, kas ağrıları vb.)
    • Sorumluluklardan kaçınır.
    • Çoğunlukla günlük işlerini bile yerine getirmekte isteksizleşir. (çalışmak, ev işlerini yapmak, banyo yapmak vb.)
    • Özgüven azalır.
    • Kişilerin pişmanlıkları ve kendilerine yönelik eleştirilerinde artış olur.
    • Yetersizlik hissetmeye başlar
    • Kişilerarası etkileşimlerden uzak durup ilgisizleştiği için karşıdan soğuk biri imajı yaratabilir.
    • Sıklıkla öfkelenebilir, gerginliği artar.
    • Yaşam anlamı sorgulanmaya başlayabilir.

    Bu gibi belirtiler gösteren kişilerin, hastalığın yıkımı artmadan bir ruh sağlığı uzmanına başvurmaları gerekir. Depresyonun çeşitli türleri ve şiddeti vardır. Hastalığın şiddetine göre uygun bir tedavi planı oluşturulur. Hızlıca gerekli önlemleri alabilmek önemlidir.

    Kadıköy Kronos Psikoloji Merkezi, Klinik Psikolog&Psikoterapist Büşra Kordağ

    Kadıköy Kronos Psikoloji Merkezi